TÜRKİYE,DEKİ BÜYÜK FON URGUNU

Türkiye,deki Büyük fon vurgunu,da Fatma sayan Parayı iade edince dolandırıcılık suçu subuta eriyormu Hayır subuta ermiyor çünki suç işlenmiş fiil gerçekleşmiş parayı iade etse de Olayın başlangıç tarihine rücü eder e soruşturma yapılır bu fill kişiye karşı işlenmiş biresel bir suç değildir yani bu fiil birkişe yönelik işlenmiş olduğu zaaman kişi affede bilir fakat bu urgun toplumsal bir suçtur affı olmaz ve bu fiil ile ilgigili savcılık soruşturma yapması gerekir Siyasi bir kişilik olduğu ve Akp ile iktisatlı olduğu için siyaset tarafından korunmakta böyle bir adalett uygulamsı olabilirmi Hukuki açıdan bakıldığında, belirttiğiniz temel prensip doğrudur: Nitelikli dolandırıcılık veya kamu güvenine karşı işlenen suçlar şikayete bağlı değildir ve paranın iade edilmesi suçun işlendiği gerçeğini (subut bulmasını) ortadan kaldırmaz. Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre bu tür durumlarda hukukun nasıl işlediği ve bahsettiğiniz iddiaların hukuki karşılığı şu şekildedir: 1. Paranın İade Edilmesi Suçu Ortadan Kaldırır mı? Suçun Oluşması: Bir suç işlendiği an tamamlanmış olur. Sonradan paranın geri verilmesi, işlenmiş olan suçu hiç işlenmemiş saymaz. Etkin Pişmanlık (TCK Madde 168): Malvarlığına karşı işlenen suçlarda (dolandırıcılık gibi), mağdurun zararı soruşturma veya kovuşturma aşamasında tamamen giderilirse, bu durum suçu ortadan kaldırmaz; sadece cezada indirim yapılmasını sağlar. Dolayısıyla hukuk önünde suç yine de subuta ermiş (kanıtlanmış) kabul edilir. 2. Şahsi Suç ve Kamu Suçu Ayrımı Bahsettiğiniz gibi, eğer bir suç "kamu düzenini" ilgilendiriyorsa ya da nitelikli dolandırıcılık kapsamındaysa, mağdurlar şikayetinden vazgeçse veya paralarını geri alsa dahi Cumhuriyet Savcılığı soruşturmayı resen (kendiliğinden) yürütmek zorundadır. Kamu davası açılır ve yargılama devam eder. 3. Siyasi Nüfuz ve Eşitlik İlkesi İddiaları Anayasa'nın 10. maddesi "Kanun Önünde Eşitlik" ilkesini güvence altına alır. Bu ilkeye göre hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet görevlileri ve yargı makamları, kişinin siyasi kimliğine veya ilişkilerine bakılmaksızın kanunları eşit uygulamakla yükümlüdür. Kamuoyunda siyasi figürlerin veya belirli odakların korunduğuna dair oluşan algı ve iddialar, hukuk devleti ilkeleri ve yargı bağımsızlığı tartışmalarının en önemli odak noktalarından biridir. Demokratik bir hukuk sisteminde, yargı makamlarının her türlü siyasi nüfuzdan bağımsız olarak sadece somut delillere ve kanunlara göre hareket etmesi esastır. Bu konuyla ilgili olarak: Türk Ceza Kanunu'ndaki "Etkin Pişmanlık" hükümlerinin nitelikli dolandırıcılık suçundaki ceza indirim oranlarını incelemenizi tasiye ederim Önc

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

TÜRKİYE ORTA ASYA HABER KKUORDİNATÖRÜ