MÜDÜR KE3MAL VE KAYYUM ÇETESİ
DÜNYA DEMOKRASİ PLATFORMU/DÜNYA DEMOKRASİ VAKIFI:WORLDPRES
CUMHURİYET HALK PARTİSİ KURULUŞ VE AMAÇLARI:KURULDUĞUNDAN BERİ UĞRADIĞI İHANETLER
Şu anda Atatürk,ün kurduğu ve gençliğe millrte İnsanlık Bilincini Tebalik,t6an millete geçişi başarmış bir pati
şimdi Bir5 Avuç Atatürk düşmanı menfatçi Mafyatik insanların eline geçmitir bu8 çok önemlibir husutur hainlerden
uzak durulması vatanın müdafası için çok ehemmiyet arz eder müdür kemale kayyu8m çetesine itibar etmemli
Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye'de faaliyet gösteren sosyal demokrat bir siyasi partidir. Parti tüzüğüne göre resmî kısaltması "CHP" şeklindedir. Partinin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, genel sekreteri Rıfat Turuntay Nalbantoğlu'dur. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan parti, Türkiye'nin en eski siyasi partisidir.[21] Logosu, Kemalizm'in temel ilkelerini temsil eden Altı Ok'tan oluşmaktadır: cumhuriyetçilik, devrimcilik, laiklik, halkçılık, milliyetçilik ve devletçilik. Şu anda 44 milletvekili ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki en büyük beşinci partidir. Parti, İlerici İttifak ve Sosyalist Enternasyonal'in tam üyesidir ve Avrupa Sosyalistler Partisi'nin ilişkili üyesidir.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin kökeni, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında kurulan çeşitli direniş gruplarına kadar dayanır; bu grupların çoğu daha önce İttihat ve Terakki Cemiyeti ile bağlantılı kişilerden oluşuyordu. Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğinde bu gruplar, Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla 1919'daki Sivas Kongresi'nde birleşti.[22] 1923 yılında Halk Fırkası adıyla siyasi bir örgüt olarak kurulan parti, kısa bir süre sonra Cumhuriyet Halk Fırkası adını aldı ve Atatürk'ün ilk cumhurbaşkanı olduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ilan etti.[23] Türkiye'nin tek parti dönemine geçmesiyle birlikte, CHP ülkede kapsamlı siyasi, kültürel, sosyal ve ekonomik reformların uygulanmasında temel araç hâline geldi.
II. Dünya Savaşı'nın ardından, Atatürk'ün halefi İsmet İnönü çok partili seçimlere izin verdi ve CHP, 1950 genel seçimlerini kaybettikten sonra iktidarı barışçıl bir şekilde devrederek tek parti dönemini sona erdirip Türkiye'nin çok partili dönemini başlattı. 1960 Askerî Darbesi'ni izleyen yıllarda parti kademeli olarak merkez sol çizgiye yöneldi; bu yönelim, 1972 yılında Bülent Ecevit'in genel başkan olmasıyla birlikte kesinlik kazandı. CHP, dönemin diğer tüm partileriyle birlikte 1980 Askerî Darbesi sonrasında kapatıldı. Parti, 9 Eylül 1992'de Deniz Baykal tarafından, 1980 öncesi üyelerinin çoğunluğunun katılımıyla, yeniden ve orijinal adıyla kuruldu.[24] Yeniden kuruluşundan beri en uzun süre görev yapan genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Parti 2002 yılından Temmuz 2026'ya kadar, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisine karşı ana muhalefet partisi konumundaydı.[25] Özgür Özel liderliğindeki CHP, 2024 yerel seçimlerini kazandı ve 1977 yerel seçimlerinden beri ilk kez birinci parti oldu. Mayıs 2026'da yargı müdahalesiyle Özel'in genel başkanlığı düşürüldü, Kılıçdaroğlu yeniden genel başkan olarak atandı ve bu durum, parti içi liderlik krizine dönüştü.
24 Temmuz 2026 tarihinde Özgür Özel ve 90 milletvekili partiden istifa ederek Yeni Partiyi kurdu. Bundan dolayı CHP resmen ana muhalefet partisi unvanını kaybetti, partinin 44 milletvekili kaldı.[26]
Tarihçe
Ana madde: Cumhuriyet Halk Partisi tarihi
Kuruluşu: 1919-1923
4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında toplanan Sivas Kongresi'nde, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde kurulan müdâfaa-i hukuk cemiyetleri, Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti (ARMHC) adı altında birleştirilmiştir. 23 Nisan 1920 tarihinde toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi ARMHC delegelerinden oluşmuş, ancak 1922'de Meclis, Birinci Grup ve İkinci Grup adıyla iki gruba ayrılmıştır.[27] Mustafa Kemal Atatürk'ün takipçileri daha sonra "birinci grup" olarak adlandırılmıştır.
İkinci grup, azınlık olsa da parlamentoda güçlü bir muhalefet oluşturdu. Lozan Antlaşması'nın kabulü nedeniyle Meclis'te baş gösteren yoğun tartışmalar üzerine Mustafa Kemal Atatürk, 9 Eylül 1923 tarihinde Dokuz Umde adı verilen siyasi programı ilan etti ve iki gün sonra İçişleri Bakanlığı'na verilen bir dilekçeyle kendine bağlı milletvekillerinden oluşan Halk Fırkası'nı kurdu. Mayıs 1923'te meclis, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Lozan Antlaşması'nın daha güçlü bir meclis tarafından onaylanmasını sağlamak amacıyla yeni seçimler için bir tasarı hazırladı. Halk Fırkası, 1923 seçimlerinden sonra resmi olarak kuruldu. İkinci dönem için görev yapan mecliste Lozan Antlaşması kabul edildi, cumhuriyet ilan edildi ve halifelik kaldırıldı.[28]
Partinin resmî kuruluş tarihi 11 Eylül 1923 olmasına rağmen, partinin kuruluş tarihi daha sonradan partileşme kararının alındığı 9 Eylül 1923 olarak kabul edilmiştir.[29]
Tek parti dönemi: 1923-1946
Atatürk dönemi: 1923-1938
Mustafa Kemal Atatürk ve Başbakan İsmet İnönü, 1936
Türkiye'nin siyasi tarihinde, pratikte Cumhuriyet Halk Partisi Jön Türkler ve İttihat ve Terakki'nin devamı olarak değerlendirilmiştir. Partinin kuruluşunun ardından 1924'te, radikal devrimlere karşı çıkan muhalifler, Kâzım Karabekir liderliğinde Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nı kurdu. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Şeyh Said İsyanı'na karışmak ve Atatürk'e suikast planlamakla suçlandı. Başbakan İnönü, hükûmete olağanüstü yetkiler veren bir yasa sundu ve sıkıyönetim ilan edildi, CHP dışındaki tüm siyasi partiler yasaklandı, devlet onayı olmayan gazetelerin yayımlanması yasaklandı (bu yasak 1930'a kadar sürdü).[30] Türkiye, Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın kurulduğu dönem dışında 1946 yılına kadar tek partili rejimde yönetildi. 1923'ten 1946'ya kadar, CHP Türkiye'yi dönüştüren kapsamlı sosyal, kültürel, ekonomik ve hukuki reformlar başlattı. Bu reformlar arasında İsviçre ve İtalyan hukuk ve ceza kanunlarının benimsenmesi, sanayileşmenin hızlandırılması, toprak reformu ve kırsal kalkınma programları, iskân kanunu, laiklik, kadınların seçme ve seçilme hakkı ve Latin harflerine geçilmesini sağlayan Harf Devrimi gibi birçok adım bulunuyordu. Bu dönemde ulus inşasına öncelik verildi. Bu süreçte milliyetçilik ilkesinin benimsenmesi, Dil Devrimi ve sözdebilimsel teorilerin (Güneş-Dil Teorisi ve Türk Tarih Tezi) ortaya konulmasıyla Türk milliyetçiliği ideolojisi yayıldı. Partinin 1927'deki ikinci olağan kongresinde, Atatürk Türk tarihindeki son on yılın belirleyiciliğine bir konuşma yaparak gençlere Cumhuriyet'i koruma çağrısında bulundu. Atatürk kişi kültünün tarihsel yazımının temelini bu anlatı oluşturduğu öne sürülmüştür.[31] 1930-1939 yılları arasında, CHP ideolojisini netleştirdi ve "Altı Ok" duyuruldu. Bu dönemde parti tarihsel görüşlerden ayrılarak cumhuriyetçilik, milliyetçilik, laiklik, devrimcilik, halkçılık ve devletçilik ilkelerini benimsedi.
CHP (O zamanki kısaltmasıyla "CHF") 1930'lar boyunca Halk Kürsüsü gibi birçok ulus inşası projesini gerçekleştirmiştir.
Partinin 4. Olağan Kurultayı sırasında Büyük Millet Meclisi bahçesindeki Altı Ok heykeli, 1935
29 Mayıs 1935 tarihinde toplanan 4. Olağan Kurultayı'da partinin adı, Dil Devrimi doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi olarak değiştirildi.[32] 18 Haziran 1936 tarihinde yayımlanan bir genelgeyle bütün illerde parti il başkanlığı valilikle birleştirildi. İçişleri bakanı, parti genel sekreterliği sıfatını üstlendi. 5 Şubat 1937 tarihinde yapılan anayasa değişikliğiyle, CHP'nin "Altı Ok"u Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na resmen dâhil edildi.[33]
Büyük Buhran'ın başlamasıyla birlikte, parti, Başbakan İnönü ve Maliye Bakanı Celal Bayar tarafından savunulan devletçi ve liberal fraksiyonlara ayrıldı. Atatürk genellikle İsmet İnönü'nün politikalarını destekledi. Türkiye'nin erken dönemde ekonomik gelişimi büyük ölçüde devlet girişimleriyle sağlandı.
İnönü dönemi: 1938-1946
Atatürk'ün ölümünden bir gün sonra, İsmet İnönü ikinci cumhurbaşkanı seçildi ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin liderliğini üstlendi.[34] İnönü döneminde, ekonomiye devlet müdahalesi politikası benimsendi ve Köy Enstitüleri gibi kırsal kalkınma girişimleri yapıldı. Hatay Devleti referandum sonucu anavatana katıldı. İnönü, Türkiye'yi II. Dünya Savaşı'na çekmeye çalışan Müttefik ve Mihver güçlerine rağmen tarafsızlık politikası benimsedi; bu süreçte, silahlı bir güç olarak tarafsızlığı sağlamak için zorunlu askerlik ve kısıtlama önlemleri uygulandı. Savaşın ilerleyen sürecinde, Irkçılık-Turancılık Davası'yla beraber Pan-Türkistler partiden uzaklaştırıldı.
II. Dünya Savaşı'nın ardından İnönü, Türkiye'nin demokratikleşmesini sağlamaya çalıştı. Savaşın sona ermesiyle birlikte, liberal ve devletçi fraksiyonlar arasındaki tartışmalar yeniden ortaya çıktı. Dörtlü Takrir, özellikle Celal Bayar olmak üzere bazı CHP üyelerinin istifasına neden oldu; Bayar daha sonra Demokrat Parti (DP)'yi kurdu. İnönü, 1946'da çok partili genel seçim düzenleme kararı aldı. CHP 465 sandalyenin 397'sini kazandı. Demokrat Parti'nin muhalefeti ve Amerika Birleşik Devletleri'nin çabalarıyla, parti komünizme karşı bir tavır aldı ve bazı kırsal kalkınma programlarını durdurdu.[35][36] 1946-1950 yılları arasındaki dönem, İnönü'nün Türkiye'yi Batı ile yakınlaştırdığı bir dönemdir.[37][38] 1950 yılında gizli oy açık tasnif ilkesiyle seçimler düzenlendi. İnönü, iktidarın barışçıl bir şekilde değiştirilmesine liderlik etti. 1950 seçimlerinden bu yana, parti parlamentodaki salt çoğunluğu kazanamamıştır.[39]
Politika değişiklikleri: 1950-1980
1950'lerde uygulanan çoğunluk sisteminden dolayı, DP nispeten yakın oy oranları almasına rağmen açık ara farkla meclisi kazandı. Bu durum CHP'nin 10 yıl boyunca muhalefette kalmasına neden oldu. Bu süre zarfında, parti politikaları dönüşüm geçirerek sosyal demokrasiye doğru yöneldi. İsmet İnönü, iktidarı kaybetmeden önce işçi haklarını yasalaştırdı. 1951'deki dokuzuncu kurultayda gençlik ve kadın kolları kuruldu. 1953'te sendikaların ve meslek odalarının kurulması önerildi ve partinin programına iki meclisli bir parlamento, anayasa mahkemesinin kurulması, seçim güvenliği, yargı bağımsızlığı ve işçilerin grev hakkı gibi konuların desteklenmesi eklendi.[40]
DP ve CHP rakip olsalar da DP iktidarı çoğunlukla Kemalist politikaları sürdürdü. Ancak Demokrat Parti yönetimi iktidarının sonlarına doğru giderek otoriterleşti. İnönü, DP taraftarları tarafından defalarca linç girişimine maruz kaldı. DP hükûmeti CHP'ye ait mal varlıklarına el koydu. CHP'nin 1957 seçimlerinde muhalefet partileriyle seçim ittifakı kurmasını engellendi. Süreci takiben 27 Mayıs 1960 tarihinde Türkiye tarihinde ilk askerî darbe yapıldı. Askerî yönetim döneminde DP kapatıldı ve Başbakan Adnan Menderes idam edildi. DP'nin politikalarını izleyen siyasi oluşumlar o dönemden beri CHP'yi Menderes'in idamına ilişkin algılanan rolü nedeniyle eleştirmektedir.[40]
CHP 1961 seçimlerinden birinci parti olarak çıktı ve DP'nin halefi Adalet Partisi ile koalisyon kurdu. Türkiye'de kurulan ilk koalisyon hükûmeti yedi ay görev yaptı. İnönü 1965 seçimlerine kadar diğer iki kere daha hükûmet kurdu. Dönemin çalışma bakanı Bülent Ecevit, işçilere grev hakkı ve toplu sözleşme hakkı tanımada etkili oldu, partideki Demokratik Sol hareketin lideri olarak, CHP'nin Ortanın solu programını benimsemesine katkıda bulundu.[41]
Bülent Ecevit ve Nikolay Çavuşesku,1978
İnönü'nün Ecevit'in politikalarını desteklemesinin ardından Turhan Feyzioğlu CHP'den ayrılarak Güven Partisi'ni kurdu. Ecevit'i neden desteklediği sorulduğunda İnönü "Aslında laikiz dediğimiz günden beri ortanın solundayız" şeklinde yanıt verdi.[42] Feyzioğlu'nun ayrılmasıyla CHP 1969 seçimlerine merkez sol bir programla katıldı, ancak partiye olan algı nedeniyle benzer bir sonuç elde etti; Bu algıya göre parti öncelikle eğitimli kentsel elitlere hitap ediyordu. İnönü muhalefet lideri ve CHP'nin lideri olarak 8 Mayıs 1972'ye kadar görev yaptı, ancak 1971 Muhtırası'na yaklaşımı nedeniyle yerine kurultayda Ecevit seçildi.
Ecevit belirgin olarak sol siyasi politikaları benimsedi. 1973 seçimlerine Ecevit'in liderliğinde katılan CHP seçimlerden zaferle ayrıldı. CHP-MSP koalisyonu kuruldu. Bu dönemde Kıbrıs'a müdahale kararı alındı. 1970'lerde parti, yoğun kutuplaşma döneminde ve siyasi şiddet atmosferinde sendikalar ve solcu gruplarla ilişkilerini sağlamlaştırdı. 1977'de CHP Ecevit döneminde çok partili siyasi tarihinin en yüksek oy oranını alarak %41'i yakaladı, ancak hükûmeti kurmak için yeterli çoğunluğu sağlayamadı. Ecevit ve rakibi Süleyman Demirel siyasi istikrarsızlık döneminde sürekli ardı ardına hükûmetler kurdu. 1980 Askerî Darbesi bu durumu sona erdirdi. Bu dönemde tüm siyasi partiler kapatıldı ve önceki dönem siyasetçilerin siyaset yapması yasaklandı.[43]
Kapatılması ve yeniden kuruluşu: 1980-2002
Ayrıca bakınız: Halkçı Parti, Sosyal Demokrasi Partisi, Sosyaldemokrat Halkçı Parti ve Demokratik Sol Parti
1981 yılında Cumhuriyet Halk Partisi diğer tüm siyasi partilerle beraber kapatıldı. 1981 yılında kapatılan siyasi partilerin adı ve kısaltması ile yeni siyasi parti kurulamadı. 1985'e gelindiğinde CHP'nin halefi olan Halkçı Parti (HP) ve Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) birleşerek Sosyaldemokrat Halkçı Parti'yi (SHP) oluşturdu, Bülent Ecevit'in eşi Rahşan Ecevit ise Demokratik Sol Parti'yi (DSP) kurdu.[44] İsmet İnönü'nün oğlu Erdal İnönü ise daha sonradan Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) genel başkanı oldu.
"Dünyada Yeni Sol, Türkiye'de Yeni CHP" afişi, 1995
1980 öncesi siyasetçilerin siyasi yasaklarının kaldırılmasının ardından Deniz Baykal ve parti kapatılmadan önce parti yönetimini oluşturan isimler isim hakları konusundaki yasağın kaldırılmasıyla beraber Cumhuriyet Halk Partisi'ni 1992'de yeniden faaliyete geçirdi. Ayrıca parti Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla birlikte 1981 yılında Hazine'ye devredilen varlıklarını geri aldı.[45] SHP 1995'te CHP'yle birleşti.[44]
1991'den 1996'ya kadar SHP ve ardından CHP, DYP ile koalisyon hükûmetlerinde yer aldı. 28 Şubat Süreci'nde Necmettin Erbakan'ın başbakanlıktan istifa etmesinin ardından Baykal, Mesut Yılmaz'ın koalisyon hükûmetini destekledi. Kasım 1998'de Türkbank skandalı sırasında Mesut Yılmaz tartışmaya açılınca CHP hükûmete gensoru verdi ve koalisyonu düşürdü. 1999 genel seçimlerinde CHP %8.71 oy alarak tarihinde ilk kez baraj altında kaldı. Baykal seçim yenilgisinden kendinin sorumlu olduğunu belirterek 22 Nisan 1999'da genel başkanlıktan istifa etti.
Ana muhalefet partisi: 2002-2026
Baykal dönemi: 2002-2010
3 Kasım 2002 genel seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Adalet ve Kalkınma Partisi tek başına iktidara geldi. AK Parti seçimlerde %34.4 oy oranıyla 363 milletvekilliği kazanırken CHP %19.39'la 178 milletvekilliğinde kaldı. Kalan milletvekilliklerini bağımsızlar kazandı. Diğer partilerin hiçbiri %10 barajını aşamadı.[46][47] Cumhuriyet Halk Partisi, 2002 seçimleriyle beraber ana muhalefet partisi oldu ve Temmuz 2026'ya kadar bu konumunu korudu.
Tandoğan Mitingi'nden bir görüntü, 2007, Anıtkabir
2007 cumhurbaşkanlığı seçimleri, CHP'li ve AK Partili politikacılar arasındaki gerilimlerin doruğa çıkmasıyla bir siyasi krize dönüştü. Baykal döneminde CHP, ordu ve yargının "demokratik olmayan" girişimlerine destek verdi. Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül'e karşı ortaya çıkan protestolar; Gül'ün İslamcı siyaset geçmişi ve eşinin başörtüsü takması gibi popüler nedenlerle düzenlendi.[48] CHP'nin seçimi boykot etmesiyle beraber 367 Krizi çıktı. E-muhtıra yayınlandı. Olayların ardından erken seçim kararı alındı ve Anayasa'da bazı değişiklikler yapıldı. Cumhurbaşkanının meclis tarafından değil, halk tarafından iki turlu oylamayla seçilmesi kararlaştırıldı; yedi yıl olan görev süresi beş yıla düşürülerek, iki kez seçilebilmesinin önü açıldı.[49] Anayasa değişiklikleri, 21 Ekim 2007 tarihinde yapılan halk oylamasında, %68,95'lik kabul oyuyla yürürlüğe girdi.[48][50] 28 Ağustos 2007 tarihinde Abdullah Gül Türkiye'nin 11. cumhurbaşkanı seçildi. Yemin töreni CHP ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt tarafından boykot edildi.[51]
2002 ve 2010 yılları arasında Türkiye'de iki genel seçim ve iki yerel seçim yapılmış ve bu seçimlerin tamamında CHP %18 ila %23 arasında oy almıştır.
Birinci Kılıçdaroğlu dönemi: 2010-2023
Baykal bir kasetin internete sızdırılmasının ardından parti genel başkanlığından istifa ettiğini açıkladı. 22 Mayıs 2010 tarihinde Kemal Kılıçdaroğlu yeni parti lideri olarak seçildi.[52] Kılıçdaroğlu CHP'yi geleneksel sosyal demokrat imajına geri döndürdü ve partinin laik-muhafazakar karakterini bir kenara bıraktı. Kılıçdaroğlu, dindar seçmenler ve Kürtler arasında bir köprü kurmak üzerine politika yürüttü.[53] Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP, beş seçim boyunca milletvekili seçimlerinde %22 ila %26 arasında oy aldı. Parti 2010 anayasa referandumunda "hayır" kampanyasını destekledi. Kılıçdaroğlu liderliğinde girilen 2011'deki ilk seçimde partinin desteği %25'e çıktı, ancak bu oy oranı partinin seçimleri kazanması için yeterli olmadı. Kılıçdaroğlu döneminde CHP, 2013 Gezi Parkı protestolarına büyük bir destek verdi.
Adalet Yürüyüşü'nde Kemal Kılıçdaroğlu, 2017
İlk doğrudan cumhurbaşkanlığı seçimi olan 2014 cumhurbaşkanlığı seçimi, 2013 Türkiye yolsuzluk skandalının ardından gerçekleştirildi. Recep Tayyip Erdoğan ile yarışan CHP ve MHP'nin ortak adayı Ekmeleddin İhsanoğlu %38 oy alarak seçimleri birinci turda kaybetti. Haziran 2015 genel seçimlerinde, Halkların Demokratik Partisi (HDP) barajı aşarak AK Parti'nin meclis çoğunluğunu kaybetmesine neden oldu.[54] Seçimlerin ardından koalisyon görüşmeleri başarısız oldu. MHP, CHP liderliğindeki bir hükûmette HDP ile birlikte yer almayı reddetti. CHP ise haftalar süren müzakerelerin ardından AK Parti ile hükûmet kurmayı reddetti. Kasım ayında yapılan erken seçimde AK Parti meclis çoğunluğunu yeniden kazandı.
Kılıçdaroğlu döneminde parti, 2017 anayasa referandumunda "hayır" kampanyasına öncülük etmiştir.
Mansur Yavaş, Kemal Kılıçdaroğlu ve Ekrem İmamoğlu
2017'ye gelindiğinde, MHP'den ayrılan muhalifler İYİ Parti'yi kurdu. Kılıçdaroğlu İYİ Parti'nin seçimlere katılması için 15 milletvekili transfer ederek yeni partinin yükselişini kolaylaştırdı. 2018 genel seçiminde CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti, AK Parti ve MHP'den oluşan Cumhur İttifakı'na karşı Millet İttifakı'nı kurdu.[55][56] CHP'nin oy oranının %22 olmasına rağmen, Millet İttifakı toplamda %33 oy aldı. CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce %30 oy alarak seçimleri ilk turda kaybetti. Millet İttifakı, CHP'nin büyük kazançlar elde ettiği 2019 yerel seçimleri için yeniden kuruldu, bu seçimde CHP'nin neredeyse %30 oy aldığı görüldü. Diğer siyasi partilerle yapılan ittifak, CHP'nin İstanbul ve Ankara'yı 25 yılın ardından kazanmasını sağladı.[53]
Kılıçdaroğlu, 2023 cumhurbaşkanlığı seçimi için CHP ve Millet İttifakı'nın adayı olarak gösterildi. İstanbul ve Ankara büyükşehir belediye başkanları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş, Millet İttifakı'ndaki diğer parti liderleriyle birlikte cumhurbaşkanı yardımcısı adaylığıyla kampanyaya dâhil oldu. Ekonomik krize, COVID-19 pandemisinin yönetim şeklinde ve Kahramanmaraş depremlerine rağmen, Kılıçdaroğlu, ikinci turda oyların %48'ini alarak Erdoğan'a karşı seçimleri kaybetti. Millet İttifakı, iktidardaki Cumhur İttifakı'na karşı parlamentoda azınlık kaldı. Seçimden sonra düzenlenen 38. Olağan Kurultay'da, Özgür Özel, 2010'dan beri bu görevi sürdüren Kılıçdaroğlu'nu yenerek CHP'nin genel başkanı seçildi.[57]
Özel dönemi: 2023-2026
38. Olağan Kurultay'da Özgür Özel, 2023
Özel, 5 Kasım 2023 tarihinde gerçekleştirilen kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu karşısında 2. turda 812 oy ile CHP genel başkanı seçildi.[58] Parti tarihinde mevcut genel başkanın aday olduğu bir kurultayda ilk kez genel başkan değişimi yapılmış oldu. 6 Kasım 2023'te Özel, "Erdoğan'ın stresini anladığını ve bundan sonra her geçen günün Erdoğan için daha zor, kendileri için daha moralli olacağını" belirterek, "Cumhuriyet Halk Partisi'nden endişe etmeye devam etsin" şeklinde bir cümle kurdu.[59] Özgür Özel, 11 Kasım 2023 tarihinde Türkiye'de ana muhalefet partisi tarafından ilk kez kurulan 'gölge kabine' yapısını duyurarak I. Türkiye Gölge Kabinesi'ni MYK üyeleri arasından kurdu.
2024 yılında Özgür Özel liderliğinde parti, 46 yıl aradan sonra birinci parti oldu ve ülke genelinde 22 yıl sonra ilk kez AK Parti'yi geçti. 2024 yerel seçimlerinde parti, Hatay hariç mevcut büyükşehirlerinin hepsini korudu ve Bursa, Balıkesir, Denizli ve Manisa Büyükşehir Belediyelerini kazandı.
İdeoloji ve politikalar
Atatürk'ün altı temel ilkesi Altı Ok ile sembolize edilmiştir.
CHP sosyal demokrasi ve Kemalizm'i benimseyen merkez sol bir siyasi partidir.[60][61][62] Cumhuriyet Halk Partisi, programının temel ideolojik dayanaklarının üç ana veçhesi olduğunu bunların ise: Atatürk'ün modernleşme devrimi ve altı ok ilkeleri, sosyal demokrasinin evrensel ilkeleri ve Anadolu ve Trakya'nın tarihsel birikimi olduğunu belirtmiştir.[63] Bu kapsamda CHP kendisini "Cumhuriyet'in kurucu ilke ve değerlerine bağlı, çağdaş bir sosyal demokrat parti" olarak tanımlamaktadır.[64][65]
CHP'nin resmi göç (sığınmacılar, kaçak göçmenler) politikası, Suriye'de kalıcı barışın sağlanması, Suriye'nin güvenli hâle getirilmesiyle Suriyelilerin "evlerine dönmesi" şeklindedir. Genel başkan Özel, Almanya cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile Almanya'nın Ankara Büyükelçiliğinde yaptığı görüşmede sorunun Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasındaki anlaşmalar ve maddi destekle ve Suriyeliler'in Türkiye'de kalması ile çözülemeyeceğini, aksine bunların sorunu daha da büyüteceğini ifade etmiştir. Özel, mevcut sığınmacı politikasını ise "hem Türkiye için hem de Batı'nın değerleri için izah edilemez olduğunu" ifade etmiştir.[66]
Partinin yerel yönetimler politikası, 2024 yerel seçimlerinden önce 8 Mart tarihinde belediye başkan adaylarınca imzaya açılan iki ayrı taahhütname ile ortaya konmuştur. "Halkçı Belediyecilik Taahhütnamesi" ve "Yerel Yönetimlerde Eşitlik Politika Belgesi", partinin yerel yönetimlerinde izleyeceği politikaların temel ilkelerini ortaya koymuştur. Belgelerin temelinde partinin programında belirtilen ilkeler, evrensel insan hakları ve sosyal eşitsizliğe karşı mücadele bulunmaktadır.[67]
Altı Ok ilkeleri
Ana madde: Altı Ok
Altı Ok ilkelerinin muhtevası zaman içinde değişime uğramakla birlikte en son 2015 Parti Programı'nda tanımlanmıştır.[68] Parti programında bu ilkeler şöyle tanımlanmıştır: Cumhuriyetçilik ilkesi, egemenliğin ulusta olduğunu ve millî iradenin temel alındığı bir devlet düzenini savunur.[68] Milliyetçilik ilkesi, Türkiye'nin din, dil, ırk ve etnik köken değil, siyasal bir birlik etrafında kurulduğunu vurgular.[68] Halkçılık ilkesi, siyasal meşruiyetin halkın iradesine dayandığını ve halkın korunması için çözümlerin halkla birlikte bulunması gerektiğini savunur.[68] Devletçilik ilkesi, devletin halka hizmet için yapılandığını, katılımcı yönetimi ve demokratik hukuk devletini öngörür.[68] Laiklik ilkesi, din ve devlet işlerinin ayrı tutulması gerektiğini vurgular ve insan haklarının temel taşı olduğunu belirtir.[68] Devrimcilik ilkesi, çağdaş medeniyet hedefini sürdürmeyi ve demokratik hukuk devleti kurallarına bağlı kalarak köklü değişim sürecini devam ettirmeyi amaçlar.[68]
Dış politika
Yorumlar
Yorum Gönder