GMF DERGİSİ Türkiye'nin Siyasi Sistemi İçin Varoluşsal Bir Stres Testi Ülkenin ana muhalefet partisine karşı verilen bir mahkeme kararı, demokrasinin son kalıntılarını da baltalayabilir. Son on yıldır Türk seçimlerini gözlemleyen birçok kişi, yarışların adil olmasa da rekabetçi olduğunu savundu. Muhalefetin her zaman kazanma şansı vardı, tıpkı 2024'teki yerel seçimlerde olduğu gibi. Bugün bu argümanı öne sürmek zor olurdu. Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 2023 kongresinin sonuçlarını iptal eden ve seçilmiş başkanını, o toplantıda yenilgiye uğrayan selefiyle değiştiren son Türk mahkeme kararı, örgütü kaosa sürükledi. Ancak kararın daha da derin bir sonucu var. Türkiye'nin tüm siyasi sistemindeki rekabeti şüpheye düşürüyor. Mahkeme kararı, partinin bir sonraki cumhurbaşkanı adayı olarak yetiştirdiği İstanbul'un popüler belediye başkanı Ekrem İmamoğlu da dahil olmak üzere birçok CHP belediye başkanının tutuklanmasının ardından geldi. Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş gözaltına alınmadı ve hakkında herhangi bir adli işlem başlatılmadı, ancak hakkında çok sayıda soruşturma yürütülüyor. Bu gelişmeler, yaklaşan seçimlerin adil ve rekabetçi olmayabileceğine işaret ediyor. Türkiye'nin müttefikleri endişeyle izliyor, ancak yapabilecekleri pek bir şey yok. Türkiye'nin üyelik süreci fiilen askıya alındığı için AB'nin çok az etkisi var. Ayrıca, ülkenin giderek gerginleşen jeopolitik iklimde Avrupa güvenliğini koruma rolü öncelikli. Bu nedenle, Brüksel'den gelecek eleştiriler sessiz kalacak. Atlantik ötesinde, mevcut ABD yönetimi dış politikasında demokratik ilkelere öncelik vermiyor. Washington'dan da fazla bir tepki beklenmiyor. Türkiye'nin müttefikleri ve ortakları ülkedeki olaylara göz yumamaz ve yummamalıdır. Ancak Ankara ile bir kopuştan kaçınmalıdırlar. Türkiye ile işbirliği, yakın gelecekte kaçınılmaz olarak, karşılıklı çıkar ilişkisine dayalı olsa da, hayati önem taşıyacaktır. Bu müttefikler ve ortaklar, Türkiye'nin demokrasisinin eksikliklerini, özellikle geniş iç siyasi uzlaşmanın olduğu alanlarda, ülkenin meşru ulusal çıkarlarını takip etmesini reddetmek için kullanmamalıdır. Türkiye'nin dostları bunun yerine, sadece hükümetle değil, ülkenin tüm siyasi aktörleriyle etkileşim halinde kalarak olumlu bir rol oynayabilirler. Sonuçta, Türkler uluslarının siyasi geleceğinin yönünü belirleyecektir. Modern Türk devletinin ve CHP'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk bir keresinde şöyle demişti: "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır." Demokrasilerini korumak için mücadele eden Türkler kesinlikle bunlardan biri değildir. Burada ifade edilen görüşler yalnızca yazar(lar)a aittir. GMF bir kurum olarak pozisyon almaz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

TÜRKİYE ORTA ASYA HABER KKUORDİNATÖRÜ