EUROPEAN NEWS Macaristan seçimleri, şaşırtan olaylar ve şaşırtmayan Türkiye Macaristan’ın yeni başbakan adayı çok cesur mudur, yoksa “süper popülist” bir siyasetçi midir? Macaristan izlediğim ülkelerden birisidir. Çünkü Macar arkadaşlarım var. Macaristan ve Türkiye ekonomileri konusunda bilgi alışverişinde bulunuruz. Son haftalarda konumuz Macaristan’da 12 Nisan’da yapılan genel seçimler idi. Türkiye basınında da uluslararası basında da bu seçimler ve sonuçları sıkça tartışılıyor. Birçok nedeni var ama, önemli bir neden şu; tüm dünyada bir otokrat olarak görülen Başbakan Viktor Orban’ın seçimlerde alacağı oy çok merak edildi. Daha açıkçası, seçim öncesi anketler kaybedeceğini söylese de “bir otokrat olarak Orban seçimi öyle veya böyle kazanır” görüşü hâkim idi. Ama Orban seçimi kaybettiğini seçim akşamı ilan etti ve rakibini de kutladı. Bu durumda Orban’a atfedilen “seçimde hile yapar” yakıştırmaları boşa çıktı. Kazanan elbette öncelikle Macar demokrasisi oldu. Ama boşa çıkan ve eksik, hatalı olan başka konular da var. Örneğin Macaristan’ın siyasi yapısı Türkiye ile karşılaştırma yapmaya uygun mudur? Macaristan’da yaşanan bazı olaylar Orban hükümetinin sonunu getirdi deniyor. Bunların benzeri Türkiye’de de yaşanmış görünüyor. Neden sonuç aynı olmadı? Macaristan’ın yeni başbakan adayı çok cesur mudur, yoksa “süper popülist” bir siyasetçi midir? Macaristan’da 2026 genel seçimi sonuçları En iyisi, ben önce Macaristan 2026 seçimlerinin en son yayınlanan sonuçlarını vereyim. Şu ana kadar yurt içinde kullanılan oyların yüzde 98,9’u sayıldı. Yurt dışında kullanılan oyların sayımı henüz tamamlanmadı. Sonuçlar hafta sonunda açıklanacak. Seçime yurt içinde katılım, şimdiye kadarki en yüksek orandır ve 79,56 oldu. Bu oran 2022 seçimlerinde yüzde 70,21 idi. Tablo 1’de ilk iki sütun yurt içinde şimdiye kadar sayılan oyların ve vekillerin partilere göre dağılımını gösteriyor. Tablo 1 Macaristan’da 2026 Seçimleri ve 2022’ye Göre Değişim Kaynak: Europeelects.eu (15 Nisan 2026, saat 17:02)Önce partilere, siyasi renklerine/komumlarına ve oy ve vekil sayılarına bakalılm. TISZA: Saygı ve Özgürlük Partisi. Sağ popülist, Hristiyan Milliyetçi bir parti. 2020’de kuruldu. 2022 seçimlerine koşulları sağlamadığı için katılmadı. Lideri Peter Magyar, Viktor Orban’ın yakın çevresinde iken bu konumundan ayrıldı ve 2024 başında TISZA’ya katıldı. TIZSA parlamentoda 199 vekilden 136’sını kazanıp anayasayı değiştirebilecek üçte iki orana ulaştı. İlk defa genel seçime katıldığı için oy değişimi ve vekil sayısı değişimi tablodaki gibi oldu. Bu parti, AB taraftarı ve savunucusu olarak Mart 2024’te Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılıp yüzde 30’un az üzerinde oy aldı. Magyar, Temmuz 2024’te partinin genel başkanlığına seçildi. FIDESZ: 1988’de Genç Demokratlar Birliği olarak kuruldu, 1990’da Viktor Orban liderliğinde partiye dönüştü. 1998 seçimleri sonrasında hükümeti kurdu. 2022’den 2010’a kadar muhalefette olan bu parti, sonrasında 16 yıl 2026’ya kadar iktidarda kaldı. Tabloda börüldüğü gibi, 2026 seçimlerinde büyük oy kaybına uğradı. FIDESZ anti-komünist bir siyasi parti olarak kuruldu, 2010 sonrasında Hristiyan Milliyetçi ve “liberal olmayan” bir partiye evrildi. 2010 sonrasında Hristiyan Demokrat Halkçı Parti (KDNP) ile birlikte seçimlere girdi. Ancak KDNP, FIDSESZ içinde eridi ve küçük bir tabela partisi oldu. MI-HAZANK: Anavatanımız Partisi. 2018’de sağcı JOBBIK partisinin merkeze kaydığını düşünenlerin bu partiden ayrılarak kurduğu aşırı sağcı parti. MI-HAZANK, 2019’dan bu yana yüzde 6-7 arasında oy alıyor ve parlamentoda temsil ediliyor. DK: Demokratik Koalisyon Partisi. Macar Sosyalist Partisinden ayrılanların kurduğu bir sosyal demokrat partiler kolalisyonudur. 2026 seçimine kadar parlamentoda temsil edildi, ancak 2026 seçimlerinde yüzde 5 oy barajını aşamadı, yüzde 1,19 oranında oy alıp parlamentoya giremedi. MKKP: Macaristan Çift Kuyruklu Köpek Partisi. Siyasi sistemle alay etmek üzere gençler tarafından kurulmuş olan bu parti giderek daha az oy alıyor ve 2026’da yüzde 1’in altında kaldı. Şimdi birkaç saptama yapalım: 1) Görüldüğü gibi Macaristan siyasi olarak Milliyetçi Hristiyan ve aşırı sağcı partilerin hâkim olduğu ve bu partilerin toplam yüzde 98’i aşan oranda oy aldığı bir ülkedir. 2) Solun veya orta solun neredeyse olmadığı bir siyasi yapı vardır. Bu yapıyı Türkiye siyasi yapısıyla karşılaştırmak doğru olmaz. 3) Bir soru şudur: TIZSA Partisi lideri Magyar çok cesur bir siyasetçi midir, yoksa çok popülist bir siyasetçi midir? Kendisini çok öne çıkaran birkaç olay var. A) Birincisi, bir çocuk bakımevinde pedofili/çocuk cinsel istismarı olayına iktidardaki FIDESZ Partisine yakın kişilerin 2023’te bulaştığının 2024 başında anlaşılmasıdır. Buna karşılık bu olay 2023’te örtbas edilmek istenmiş ve sonra da suça bulaşmış kişiler Başkan Novak tarafından affedilmiştir. Bu olaya birkaç Katolik Kilisesi üyesinin de bulaştığı anlaşılmıştır. Magyar, kendi eşi Adalet Bakanı Varga’nın da haberinin olduğu bu olayın çok üzerine gitmiş, yaygın toplantılar yapmıştır. Bu toplantıları TIZSA toplantıları haline getirmiş, hükümeti istifaya davet etmiştir. Böylece Macaristan gibi dinsel/muhafazakâr değerleri güçlü olan bir ülkede popülaritesi hızla yükselmiştir. Akla şu geliyor; Türkiye’de de birden fazla benzer çocuk cinsel istismarı olayları oldu, sonra üstleri örtüldü, ama iktidar hiç etkilenmedi. Soru şu; Türkiye’de Magyar gibi olayın yeterince üstüne giden siyasiler mi olmadı, yoksa Türkiye toplumu Macar toplumunun tersine çocuk istismarına tepkisiz mi kaldı? Burada tüm muhalefet partileri, AKP’den ayrılan Gelecek Partisi ve DEVA Partisi de dahil, akla geliyor. Bu partiler bu olayları yeterince vurguladı mı? Unutmayalım, Magyar tepki gösterip iktidardaki FIDESZ Partisinden ayrıldı. B) İkinci olay, 2021-2022’deki bir yolsuzluk davası ile ilgilidir. Magyar’a ulaştırılan bir ses kaydında, yolsuzluğa bulaşan üst düzeydeki bazı iktidar görevlilerinin mahkeme belgelerinde tahrifat yapıldığı itiraf ediliyor. Magyar’ın eşi Adalet Bakanı Varga bu olaydan da haberdardır. Magyar bu olayın da hızla üzerine gidip iktidarı istifaya davet ediyor. Bu arada eşi Varga Adalet Bakanlığından istifa ediyor. Magyar eşinden boşanıyor. Magyar’ın popülaritesi daha da yükseliyor. Türkiye’de de iktidar görevlilerinin birçok yolsuzluğu ortaya çıktı. Hiçbiri mahkemelere bile yansımadı. Mahkemelere yansıyan muhalefet partilerinin seçilmiş belediye başkanlarına isnat edilen yolsuzluk iddialarıdır. Ancak şimdiye kadar mahkemelerin verdiği bir karar olmadı. C) Mart 2024’te Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri yapılıyor ve partisi Magyar’ı adaylar içinde görüyor. FIDESZ partisinden 7 kişi AP’ye gitmeye hak kazanıyor ama Magyar AP vekilliğini kabul etmek için bir koşul ileri sürüyor; partisi içinde oylama yapılacak ve yüzde 50 üzerinde oy alırsa vekilliği kabul edecektir. Magyar, oyların yüzde 75’ini alıyor. Popülaritesi daha da yükseliyor. D) Magyar 15 Nisan’da (dün) Macaristan Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok’u ziyaret etti. Sulyok’u Orban seçtirmişti. Magyar, Sulyok’a hiç vakit geçirmeden Mayıs ayı başında parlamentoyu toplamasını söyledi. Toplantı olunca da Sulyok’un hemen istifa etmesini istedi. “Aksi takdirde seni görevden alırız” dedi. Magyar, Sulyok’un Macar halkını tarafsız ve etik olarak temsil edemeyeceğini söyledi. Tüm bunları sosyal medya hesabından da yayınladı. Böyle bir olay Türkiye’de olabilir mi? Hatırlayalım, TIZSA Parlamentoda 3’te 2 çoğunluğa sahip ve yeni bir cumhurbaşkanı seçebilir. Şaşıran Sulyok Başbakan Orban’ı acil toplantıya davet etti. Orban ve Magyar cumhurbaşkanlığına ayrı kapılardan girip çıktılar. E) Magyar, kendi deyimiyle “yıllardır ilk kez” devlet televizyonu M1’e davet edildi. Burada soruları soran spikere açıkça söyledi: “Yıllarca bir kişinin sözcülüğünü yaptınız, doğru ve hakkaniyetli davranmadınız. Buradan artık haber yayını yapılamaz. Yeni bir kanal kuracağız ve tarafsız yayın yapacak.” Türkiye’de böyle bir konuşma olabilir mi?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

TÜRKİYE ORTA ASYA HABER KKUORDİNATÖRÜ