DÜNYA TÜRK HABER/WORLD TURKISH NEWS Türkiye, 2026 yılının sonuna yaklaşırken önemli bir geçiş döneminden geçiyor. Siyasi olarak ülke derin bir kutuplaşma ve demokratik direnç mücadelesiyle karşı karşıyayken, ekonomik olarak rekor seviyedeki enflasyonla mücadele etmek için geleneksel "ortodoks" mali politikalara doğru sancılı ama istikrarlı bir kayma yaşıyor. Siyasi Yörünge Türkiye'nin siyasi manzarası, yürütme gücünün yoğunlaşması ve muhalefetten gelen artan bir meydan okuma ile karakterize ediliyor. Derinleşen Kutuplaşma: Toplum, hükümet yanlısı muhafazakar gruplar ile laik, milliyetçi ve sosyal demokrat muhalefet grupları arasında bölünmüş durumda. Yargı ve merkez bankası gibi kamu kurumlarına duyulan güven, bu parti çizgileri boyunca belirgin bir şekilde bölünmüş durumda. Muhalefetin Kazanımları: Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 2024 yerel seçimlerinde İstanbul ve Ankara gibi önemli ekonomik merkezlerin kontrolünü ele geçirerek tarihi bir zafer elde etti. Bu durum, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu gibi isimleri 2028'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde potansiyel rakipler olarak konumlandırdı. Sistemik Gerilimler: Son siyasi gelişmeler arasında, hükümet yanlısı yetkililerin birkaç muhalif belediye başkanının yerini aldığı bir dizi yasal işlem ve "kayyum" ataması yer alıyor. Eleştirmenler bunun daha fazla otokrasiye doğru bir kaymayı temsil ettiğini savunurken, hükümet bu eylemlerin ulusal güvenlik için olduğunu iddia ediyor. Jeopolitik Hedefler: Uluslararası alanda Türkiye, kilit bir NATO müttefiki rolünü Rusya ve Çin ile artan bağlarıyla dengeleyerek "stratejik belirsizliğini" sürdürüyor. Kendisini Karadeniz, Orta Doğu ve Orta Asya'da bölgesel bir güç olarak konumlandırıyor. Dünya Turan Vakfı Ekonomik Yörünge Yıllarca süren ve büyük para devalüasyonuna yol açan alışılmadık "düşük faiz" politikalarının ardından Türkiye, şimdi titiz bir istikrar programına bağlı. Ortodoksluğa Dönüş: 2023 sonlarından itibaren hükümet standart bir para politikası benimsedi. Ekonomiyi soğutmak ve enflasyonu dizginlemek için faiz oranları yüksek kaldı ve 2024 başlarında %50'ye ulaştı. Enflasyon Düşüşünde İlerleme: 2024 ortalarında yaklaşık %75'e ulaşan enflasyon kademeli olarak düşüyor. Projeksiyonlar, enflasyonun 2026 yılına kadar %15 ile %23 arasında bir aralıkta daha da düşeceğini gösteriyor, ancak yaşam maliyeti orta ve alt sınıflar için ciddi bir yük olmaya devam ediyor. Büyüme ve Direnç: Yüksek faiz oranlarının neden olduğu yavaşlamaya rağmen, reel GSYİH büyümesinin 2026 yılına kadar yaklaşık %2,7 ile %3,2 arasında güçlü kalması bekleniyor. Ekonomi, özellikle savunma, otomotiv ve tekstil sektörlerinde genç iş gücünden ve güçlü bir sanayi tabanından faydalanmaya devam ediyor. Dış Riskler: Ekonomi siyasi çalkantılara karşı savunmasız kalmaya devam ediyor. Yatırımcılar, yargı bağımsızlığının ve siyasi istikrarın devam ettiğine dair işaretleri yakından izliyor; zira muhalif figürlere yönelik ani baskılar, geçmişte Türk lirası ve İstanbul borsasında satış dalgalarına yol açmıştı.

Yorumlar