DÜNYA TÜRK HABER / WORLD TURKISH NEWS
Türkiye uçurumun eşiğinde: Ülke yeniden kargaşaya mı sürüklenecek?
Son haftalarda Türkiye, birbiriyle bağlantılı iç ve dış gelişmelerle damgasını vuran çalkantılı bir döneme girdi. İlk bakışta ilgisiz gibi görünen bu olaylar, birlikte ele alındığında, ülkenin önemli ekonomik ve siyasi istikrarsızlığın eşiğinde olduğu bir tablo çiziyor.
Ortam gergin, provokasyonlara açık ve Türk tarihinin daha önceki, daha çalkantılı dönemlerini anımsatıyor.
Ekonomik gerilimler ve Mehmet Şimşek faktörü
Bu ortaya çıkan durumun en kritik yönlerinden biri, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek etrafında dönüyor.
Şimşek'in Türkiye'yi mevcut krizden çıkarmayı amaçlayan ekonomik toparlanma programı, bir tartışma konusu haline geldi.
Düşük gelirli işçiler, işsizler ve emekliler üzerinde önemli yükler oluşturan politikaları, toplumun daha varlıklı kesimleri tarafından büyük ölçüde sessizlikle karşılandı.
Ancak bu politikaların etkileri çıkarlarına zarar vermeye başlayınca, bu varlıklı gruplar seslerini yükselterek karşı çıkmaya başladılar.
Hükümetin gözüne girmek isteyen iş dünyasının ve elit kesimin küçük bir bölümü başlangıçta politikalara destek verdi, ancak odak noktası kendi vergi yükümlülüklerine kayınca muhalefet sesleri daha da yükseldi.
Özellikle inşaat, madencilik ve enerji sektörlerindeki bazı güçlü gruplar, birkaç ihracatçı ve turizm işletmecisiyle birlikte Şimşek'in çabalarına direndi ve yakın zamanda istifa edeceği yönünde söylentiler yaydı.
Zenginlere yönelik vergi affı politikaları konusundaki anlaşmazlık iddialarından kaynaklanan Şimşek'in istifasına ilişkin söylentiler, hükümet yetkilileri tarafından derhal yalanlandı.
İletişim Direktörlüğü Dezenformasyon Merkezi ve Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu iddiaları asılsız ve piyasalarda belirsizlik yaratmayı amaçlayan iddialar olarak nitelendirerek reddetti.
Bu gruplar Türk lirasının değer kaybından faydalanıyor ve Şimşek'in politikalarını kendi karlarına bir tehdit olarak görüyor, bu nedenle kasıtlı yanlış bilgilendirme yoluyla onun girişimlerini baltalıyor.
Siyasi çalkantı ve Can Atalay davası
Bu ekonomik zorluklara paralel olarak, Türkiye'nin siyasi manzarası da aynı derecede çalkantılı olmuştur.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekili seçilen ve şu anda tutuklu bulunan avukat Can Atalay'ın mevcut hukuki durumu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) yoğun tartışmalara yol açtı.
Atalay'ın milletvekilliği için yapılan parlamento oturumunda fiziksel arbedeler yaşandı; en dikkat çeken olay ise AKP milletvekili Alpay Özalan ile TİP milletvekili Ahmet Şık arasında çıkan kavga oldu.
MHP lideri Devlet Bahçeli, Atalay'daki durumu kendi lehine kullanarak Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) karşı gündemini ilerletti.
Bahçeli, Atalay meselesinin "kapandığını" ilan etmesine rağmen, AKP'nin doğrudan müdahalesi olmadan CHP'ye baskı uygulamak amacıyla, özellikle Kürt meselesine odaklanan DEM Partisi'ne yönelik saldırılar aracılığıyla CHP'ye karşı söylemini tırmandırmaya devam etti.
Son zamanlarda Demokrat Parti'yi sert bir dille eleştiren isim, Demokrat milletvekillerinin maaşlarının kesilmesini ve Anayasa Mahkemesi'nin kapatılmasını talep etti. Bu açıklamaları Demokrat Parti'den sert bir yanıtla karşılandı ve parti, kendisine şu hatırlatmayı yaptı:
CHP iç tartışmaları
CHP içinde, parti 8 Eylül'de yapılacak önemli kongreye hazırlanırken iç tartışmalar daha da belirginleşiyor. Parti şu anda üç ana fraksiyona bölünmüş durumda: mevcut lider Özgür Özel'e sadık olanlar, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun destekçileri ve eski lider Kemal Kılıçdaroğlu'nun kampı.
Yaklaşan kongrenin, bu grupların kontrolü ele geçirmek için mücadele edeceği ve partinin yönünde önemli değişikliklere yol açabileceği bir savaş alanı olması bekleniyor.
Özellikle İmamoğlu ve Kılıçdaroğlu arasında yakın zamanda gerçekleşen bir görüşme, geçmişteki anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı muhalefete odaklanmaya yönelik olası bir yakınlaşmaya işaret ediyor.
Bölgesel istikrarsızlık ve tırmanma tehdidi
Türkiye bu iç krizlerle boğuşurken, daha geniş bölgesel ortam da giderek daha istikrarsız hale geliyor. Karadeniz bölgesinde Rusya ile Ukrayna arasında devam eden savaş tırmanmış durumda ve bu durum Türkiye'nin güvenlik ve ekonomik çıkarlarını doğrudan etkiliyor.
Bu arada Suriye'de savaş şiddetleniyor ve sadece İran ve İsrail gibi bölgesel güçleri değil, ABD ve Rusya gibi küresel süper güçleri de içine çekiyor. Kafkasya ve Doğu Akdeniz'deki gerilim de karmaşıklığı artırarak, kolayca Türkiye'ye sıçrayabilecek tehlikeli bir jeopolitik karışım yaratıyor.
İç ekonomik baskılar ve dış jeopolitik baskıların bu birleşimi, Türk tarihinin özellikle 1970'ler ve 1990'lardaki çalkantılı dönemlerini anımsatıyor.
O on yıllar boyunca Türkiye, ekonomik krizler, siyasi istikrarsızlık ve bölgesel çatışmalarla damgasını vurdu; bu durum önemli toplumsal huzursuzluğa ve siyasi çalkantılara yol açtı. Mevcut ortam, endişe verici benzerlikler taşıyor ve Türkiye'nin bir kez daha derin bir belirsizlik dönemine doğru ilerlediğini gösteriyor.
TÜRKİYE ORTA ASYA HABER KKUORDİNATÖRÜ
DÜNYA TÜRK HABER:WORLD TURKISH NEWS.Canada ORTA ASYA TÜRKİYE KUORDİNATÖRÜ ERTUĞRUL DEMİRÖZCAN IFJ-INTERNATIONAL FEDERATION OF JOURNLİST EUROSİANET Azerbaijan's leading opposition parties face threat of dissolution Three major opposition parties have been denied registration by the state despite their efforts to comply with a draconian new law. Azerbaijan's three most prominent opposition parties have been denied registration by the state and now face the possibility of being disbanded. They failed to meet the key criterion of the country's new highly restrictive law on political parties - proving that they have at least 5,000 members (through submitting a list with each member's name together with the...
Yorumlar
Yorum Gönder